Seçme Eserler 3D Galeri Hakkında / Sanatçı Manifestosu Portfolyo Sergiler Blog İletişim
Ahmet Karabulak

Ahmet Karabulak, İstanbul 2024

“Üretime konu edindiğim coğrafya doğanın betimlemesinden ziyade zihnin kendi imgesini arayışının mekânıdır.”

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Resim Ana Sanat Dalı mezunuyum. Uzun yıllar Mersin'de sanat ekosisteminin gelişimine katkı sundum; 2021'de çalışmalarımı İstanbul'a taşıdım.

Mekân, beden ve zihin üçlemini merkezine alan disiplinlerarası bir pratik yürütüyorum. Coğrafi boşlukları zihnin kendi imgesini arayış alanı olarak konumlandırıyor; farklı tekniklerle imge sorgulamaları yapıyorum. Son dönem resimlerimde akrilik boyayı şırınga tekniğiyle uyguluyorum. Bu yöntem hem kontrolü hem de kontrolsüzlüğü aynı anda barındıran, bedenin izi olarak tuvale geçiyor. Küratörlük çalışmaları da pratiğimin ayrılmaz parçasıdır.

Son üç yıldır disiplinler arası üretimde ele aldığım mekân/beden/zihin üçlemi merkezindeki imge sorgusu veya arayışı üretim sürecinde kendini yeniden inşa ediyor.

Mekân olarak seçtiğim coğrafi boşluk, imge ile zihnin hesaplaşma alanıdır.

İmgenin, zihinde kendini yeniden var etme sürecidir.

Üretime konu edindiğim coğrafya doğanın betimlemesinden ziyade zihnin kendi imgesini arayışının mekânıdır.

İmgenin, kendini zihinde ve bedende mekân olarak var ettiği yerdir.

Bu nedenle, üretim sürecinde gezindiğim coğrafya imgenin anayurdudur.

Doğanın, kendini hikayesi ile birlikte zihnimizde var olma biçimi sosyo/politik bir durumdur.

Olay örgüleri, hikayeleri, destanları, ezgileri ve şiirleri ile bizi kendi masalının içine dahil etmektedir.

Bu nedenle, Doğanın herhangi bir kesiti, arka planındaki metinsel varlığı ile kendini hatırlatır bize.

Ovanın düzlüğü, bütün yorgun hikayelerin durup dinlendiği, soluklandığı tımar ve onarım mekânıdır bende.

Aynı zamanda, içine sığmayan suskunluğu senden alıp bir sır gibi gizleyen diğer yanımız oluveriyor.

Bundandır ki bir form olarak var olan Doğa aslında bizim çoğul yanlarımızdır.

Bazen bir kaya parçasında, bazen tepe başında görkemli duruşu ile görünen bir ağaçta bazen de akıp giden bir ovanın düzlüğünde fısıldarız hikayemizi.

Doğa ile ilişkilenme biçimimiz, varoluş hikayemize bir anlam katmakta.

Bizim kendimizle ve toplumsal hayatımızla olan ilişkimiz Doğanın destansı varlığı ile metinsel bir hikayeye dönüşüyor.

Son seri çalışmalarım, bir Doğa tasvirinden ziyade kaotik toplumsal hayatımın dışında zihnimin özerk alanları olarak tanımladığım imge dünyamda kendimi yeniden inşa etme arayışıdır.

Bu sergi, son zamanlarda akrilik tuval çalışmalarımdan oluşan seriden oluşacak. Teknik olarak şırınga ile yaptığım çalışmalardır.

25+Yıl Üretim
18Sergi
5+Ülke